facebook-blogluyorum
anne

GÜN AYMIYOR Bİ TÜRLÜ

10:09:00

Günaydıııın :)
Güne nasıl başlıyorsunuz?
Benim sabahlarım fazla hareketli gelmeye başladı sizlerde de durum böyle mi merak ettim.
Eskiden sabah kalkar, hazırlanır bir de bitki çayı içip çıkardım evden.
Şimdiyse...

GÜN AYMIYOR Bİ TÜRLÜ

Saat 06:00

Sabah altıda kalkıyorum. Daha doğrusu eşim uyandırıyor. Alarmı duyuyorum da, gözüm açılmıyor. Elimi yüzümü yıkamaya gittiğimde bile ayılamıyorum. Boş boş aynaya bakıyorum. Saç baş karışmış, gözler pörtlemiş. Neyse bir şekilde kendime çeki düzen verdikten sonra mutfağa geçiyorum.

Sevgilim kahvemizi ve yanına da atıştırmalıklarımızı hazırlamış oluyor. Zar zor bir kaç lokma yiyoruz.

GÜN AYMIYOR Bİ TÜRLÜ 1

Saat 06:30

Deniz'i uyandırma zamanı. Ben mutfaktan ayrılıyorum, eşim de Deniz'in beslenme çantasını hazırlamaya başlıyor. Vallahi geriliyorum bu saat gelince. Çünkü bu küçük adamı kavgasız gürültüsüz uyandırmak ve evden çıkartmak mümkün değil.

Tepinmeler, tekmeler, beynimi zonklatan bağırışlar, çişim yok-lar, yüzümü yıkamıycam-lar, dişimi fırçalamıycam-lar ve son olarak giyinmiycem işte-ler... Ter döküyorum :)

Bu sırada Ada'da çığlıklarla uyanıyor ve hiç susmuyor.

GÜN AYMIYOR Bİ TÜRLÜ 2

Saat 07:15

Ben Deniz'i kapıdan çıkarmaya çalışıyorum, Serdar Ada'yı susturmaya.

Okula anneannesiyle beraber gidiyorlar ve genelde geç kalıyorlar :)

Deniz gitti Ohhh! demeye kalmadan Ada'nın koşturmalarına yetişmeye çalışıyoruz. Bir yandan kahvaltısı hazırlanıyor bir yandan saçı başı, eli yüzü temizleniyor.

Mama sandalyesine oturtabildiysek ne ala, aksi durumda cıyak cıyak saatlerce bağırıyor.

Kahvaltısını yerken susuyor da biz de mutfağa kapanıyoruz.

GÜN AYMIYOR Bİ TÜRLÜ 3

Saat 07:45

5-10 dakika soluklanabiliyoruz. Sonra eşim işine gitmek üzere ayaklanıyor, tabii ben de. Mutfaktaki ve banyodaki çöpleri hazırlıyorum. Ada kapıdan kaçmasın diye savaş veriyorum. Babasıyla gidemediği için iyice huysuzlaşan küçük hanımı bir şekilde kapıyı kapatmaya ikna ediyorum. Baba'ya balkondan el sallıyoruz. İşe yolluyoruz.

Saat 08:00

İki saat uçtu gitti, yorgunluktan ölüyorum. Bu iki saat içinde her gün olan başka şeyler de var tabii. Bulaşık makinesi boşaltılıyor, Ada kahvaltısını yaparken evi ve kendini fena batırdığı için baştan aşağı temizleniyor, yerler siliniyor. Bazen sabahın köründe yorgan, alez yıkanıyor, banyo yapılıyor, çamaşır asılıyor. Belki de aklıma gelmeyen bir sürü görünmeyen iş daha...

GÜN AYMIYOR Bİ TÜRLÜ 4

Günün devamı da hiç soluksuz geçiyor.  Durmaya vakit yok. Şu yazıyı yazarken bile yapılması gereken bir çok şey birikiyor.

Sizler sabahları neler yapıyorsunuz? Sakın bana kahvemi içiyorum, makyajımı yapıyorum, parfümümü sıkıp evden çıkıyorum demeyin.

Fena çatlarım :)

Tüm görseller alıntıdır.

Bunlarla da ilgilenebilirsiniz!

24 yorum

  1. Size öncelikle kolay gelsin diyorum.Bence bunlar tatlı yorgunluklar bir engelli olarak sabah kalkması güne hazırlanması biraz daha yorucu oluyor.
    Blogum ziyaret edip takip ettiğiniz ve ilk üyem siz olduğunuz için çok sevindim teşekkür ederim. Sayenizde bir moral oldu. Blog sayfamı açtığımda. İnşallah her gün uyandığınızda huzurlu mutlu ve sağlıkla hayatınız devam eder..)

    YanıtlaSil
  2. Günaydın Abdullah Bey, o kadar haklısınız ki yorgunluklarımız kıyaslanamaz. Allah hepimize sağlık versin inşallah. Dilerim çoook takipçisi olsun blogunuzun. Çığlıklarımızı duyanların olduğunu bilmek iyi geliyor. Güzel dilekleriniz için teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  3. Katiliyorum üstteki yoruma tatli yorgunluklar, zamane telaslari günlük kosusturmalar. Hergün ayni moralle ve enerjiyle uyanmak zor olsada, yuvarlaniyoruz hepimiz hayatin icersinde, sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hem de ne yuvarlanma, bakalım ne zaman doğrulabileceğiz :))) Sevgiler :)

      Sil
  4. Bir an yazıyı okurken ben yoruldum.Sanırım çocuk olmayınca miskinlik de hat safhada oluyor:/ Bir an kendimi boş gezenin boş kalfası hissettim :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiiiç öyle hissetme Begonvil'im, tadını çıkart. Sonra çoook özlüyor insan o anları :))

      Sil
  5. Çalışmıyorum ama aynı koşturma bizde de var. Çocukla hayat bambaşka😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de çalışmıyorum güya :) İşe gitmeyi tercih ederim, daha az yorulurum :))

      Sil
  6. Ahh harikasınız ve size destek olan bir eşiniz olması da muhteşem. Ya bir de olmasaydı. Ben enn enn başta yaptığınız gibi yapıyorum doğrusu ama siz de çok güzel bir aile olmuşsunuz. Bu zor zamanlar göz açıp kapayıncaya kadar geçer nasıl olsa ;) Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, ben de hep söylüyorum eşim destek olmasa hiç altından kalkamam diye. Artık babalar daha bilgili aile olmak konusunda. Herkes her şeye el atmak durumunda kalıyor. Yoksa dırdır vırvır bitmez evde hiç :)))))) Sevgiler :)

      Sil
  7. vallahi bravo be 6.30 da kalkıyorum ama böyle bir panik yok tabi oğlum büyük 7.15 de o kalkıyor kahvaltısını hazırlıyorum sonra o okula ben işe bu arada baba ise hala uyuyor oluyor :-D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biz de o günleri bekliyoruz Audrey :))))

      Sil
  8. Son satırdaki cümleyi kurmadığım aylar var bir daha da kurabilir miyim bilmem olsun ama :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bebişe az kaldı değil mi? Bebekten sonra da tam düzenin oturması rahat 3 yılı buluyor. Bizde düzene girmeye başlamışken yeni kardeş gelince ortalık iyice karıştı. Düzelecek elbet, bekliyorum :)) Sevgiler :)

      Sil
  9. Allah size kolaylık versin yine de özendim size :) tatlı yorgunluklar :) benim hayatım da oldukça renksiz ve monoton geçiyor tatlı telaşları özledim size bol bol enerjiler dilerim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederiiim. İnanın ben de kendi kendimle kalabilmeyi özledim. Sürekli bi annneeee sesi kulaklarımda. İnsan hep elinde olmayanı istiyor :))) Okula başlasalar da kafamı dinlesem, sevgiler :))

      Sil
  10. Biz de aynen böyleyiz. Bizimki saat 22:00-23:00'a kadar zıplıyor.:))) aynı inatlaşmalar bazen o kadar yorucu oluyor ki anlatamam. Tabii sizde iki çocuk olunca iki kat koşuşturma oluyordur. Amaaan Allah sağlık versin n'apalım bunlarda ayrı güzel. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben anaokuluyla beraber yatma işini hallettim şükür. 20:30'da hepimiz yataktayız ama o saate kadar ev Bağtır tımarhanesi :)

      Sil
  11. Yazınız çok eğlenceli :) Evlilikten sonra yoğun tempolu hayat başlıyor bayanlara göre. Sizin bir de çocuklar var. Çok yoruluyorsunuzdur ama tatlı yorgunluklar bunlar olsun o kadar :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim aynı zamanda darısı başına diyorum :))))

      Sil
  12. Valla bol cıvıltılı uyanma şekliniz var. Ben sabahları saati 06:30-07:00-07:30 ve son olarak 08:00 e kuruyorum. uyanmam 08:00 :)))) fakat gel görki her akşam yarın kalkıcam yok şunu yapcam yok bunu yapcam diye kendi kendime konuşup rutin olarak saatimi böyle kuruyorum sabah yine aynı şey.O yataktan kalmak bana ölüm birisi spatula getirse ancak ayırır. Sonra koştur koştur yetişmeye çalış. Sabahlarım hep böyle.tuanaya ikide bir de hazırlanırken yedin mi yedin mi demek te en sevdiğim hobim :(( biraz ağır bir çocuk maalesef :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hehehehehe :)))) Bütün zamanımız çocuklara göre ayarlı. Belki ben de bir kaç sene sonra alarmı öteleyebilirim. Umuyorum en azından :))

      Sil
  13. Biraz büyüsünle o zamanda diyeceksin ki keşke eskisi gibi küçük olsaydı sorunları evi dağıtsaydılar sadece... Kendilerini dağıtıyorlar topla, hayatlarını dağıtıyorlar topla:( seni dağıtıyorlar toplayamıyorsun:((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay dermiyim Kuğucum, bilmiyorum ki.. Şu sıralar sadece sessizliğe ihtiyaç duyuyorum :)

      Sil