facebook-blogluyorum
ben gibi

RANDOM 09.03.16

11:05:00

Bu aralar sanki buralı değilmişim gibi..
Ülke başkasının..
Semt başkasının..
Ev başkasının..
Hayat başkasının gibi..

Bugünlerde sahip olduğum tüm yaşam şeklimi reddediyor içimden bi şeyler.

Herşey çakışıyor.

Random 09.03.16

Yıllarca tüm önemli günleri kutladık. Annem şartlarımız ne olursa olsun hiç bir doğum günümüzü kutlamayı atlamadı. Çok eskiden sağlam diyette olduğum bir doğum günümde domatesin üstüne mum dikip kutlamıştı mesela. Hala üzülür, niye küçük de olsa bir pasta almadım ki diye. Bayramlar, özel günler hepsi yakında olamasak da telefonla olsun kutlanırdı. Şimdilerde geçen yılların benden bazı şeyleri kopardığını hissediyorum.

Mesela kadınlar günü.. İşyerindekiler, o sırada görüşülen arkadaşları filan geçtim, bir annem bir dayım kutlardı her zaman. Uzaktaydı dayım, çok paylaşamazdık ama her kadınlar gününün sabahında telefonum çalardı "Dayım" diye. İki sene önce kadınlar gününde toprağa verdik. İçimi fena burktu o gün. Annem kutladı bu sene de. Bi içimden gelmedi.

Mesela bayramlar.. Hep öncesinden bir telaş olurdu. Ev temizlenir, tatlılar hazırlanır, kıyafetler ütülenir, alışveriş yapılırdı. Muhakkak anneanneye ziyarete gidilirdi ilk gün. O yaşlı haliyle hiç üşenmez kocaman bir sofra kurardı anneannem. Bayram hediyemiz de olurdu muhakkak. Ya bez mendil ve içine sarılmış para ya da çorap :) Şimdilerde bir hevesim kalmadı.

Mesela yılbaşı.. Yeni bir seneye güzel bir şekilde girmek olurdu hep niyet. Evi süslerdik, annem en sevdiğimiz yemekleri yapardı, televizyon karşısında mayışırdık. Sonra büyüdük. Ben arkadaşlarımla eğlenmeye, kardeşim arkadaşlarıyla eğlenmeye gider oldu. Annem tek başına kalacağı o gecelerde ne evi süslemek ne güzel yemekler yapmak istemedi haliyle. Zaten hep çok çalışır, çok yorulurdu. Kolay değil bir başına iki çocuğu yetiştirmek. Artık evde olsak bile kutlama yapmak zor geliyor.

Mesela her gün... Evden kim çıkarsa kapıdan uğurlar, camdan da el sallardı anneannem. Kapıdan çıkarken "İşin bol olsun" derdi. Eski zamanlardan alışkanlık. Çok iş, çok para olan zamanlardan. Öyle değil tabi şimdilerde. Anneanne seviyor musun sövüyor musun belli değil, derdim. Anneannem gittikten sonra annem uğurladı bizleri. Şimdilerde ben uğurluyorum. Hem kapıdan hem balkondan :)

Sanırım kaybettiklerimizin boşluğu hiç dolmuyor. Her çırpınış yarım kalıyor.

Bu aralar hep gözüme çarpıyor. Sanki insanlar sürekli bir karalama ve aklanmaya çalışma çabasındalar. Herkes herkese saldırıyor. Herkes haklı. Herkes acımasız ve mutsuz.

Olur ya, bazı zamanlar algın daha açık olur tüm satır aralarını okursun. Öyle günlerdeyim sanırım. Okudukça görüyorum. Okudukça yitiriyorum.

Ruh bu.. Kim bilir.. Belki ölüyorum, belki yeniden doğuyorum.


Bunlarla da ilgilenebilirsiniz!

27 yorum

  1. Eskisi gibi tadı yok hiç bir şeyin ne yazık ki yada yaş ilerledikçe benzer şeyler hissetmeye başlıyoruz. Bazen bende şu üzerimdeki mayışıklığı atayım diyorum nafile. Hayat çok yoryor ve gençliği özlüyoruz sanırım. Kendinize iyi bakın

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoş geldin Şafak, içimdekilerin yazmadığım kısmını da sen anlatmışsın. Teşekkür ederim :)

      Sil
  2. Ne kadar guzel yazmissin.. Bunlari farkedebilmek o kadar onemli ki.. Yeniden doğmak bu. Hep bu bunlari dusunurum zaman zaman ve biraz daha buyudugumu hissederim. Hayatla yuzlesmek ve farkindalik..Ama ne yazikki bircok insan bunun farkinda degil kaybettigimiz ve her gecen gun yitirmekte olduklarimizin farkinda degil ve aksine hirslari ugruna ,egolari, vs butun guzellkler yitip gidiyor ne aci ki ne dostluk kaliyor ne arkadaslik ..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Sisterella. Öyle bitmek bilmeyen bir kavgadayız ki kendimizi bir an dışarı atıp nooluyor yahu demeyi bile unutuyoruz. Zamanımızı gereksiz anlar çalıyor hep biz de arkasından bakakalıyoruz. İyi olalım inşallah.

      Sil
  3. Sene 2026...
    Mart ayının herhangi bir sabahı...

    Deniz 15 yaşında, aslan gibi olmuş oğlum maşallah. Aslanım benim. Allah uzun ömürler versin.

    Ada 12 yaşında, güzeller güzelim benim. O bakışı yok mu? Hiç değişmemiş. Hala dudağının kenarında gülümsemesi. Gene muzur. Prensesim benim. Bi'tanem.

    Okula gitme vakitleri...
    Servis korna çalıyor aşağıdan.

    Deniz gene sinirli, gitmek istemiyor.
    Ada hazır.
    Sabahın körü ama ayaktayız hepimiz. Biz işe gitmeden çocukları hazırlamak gerek.
    Deniz'i kaldırmak gene dert.

    Şimdi 'Onlar'ı okula yollarken arkalarından el sallama vakti.
    Şimdi yılbaşını 'Onlar'la kutlama vakti.
    Şimdi bayramlarda 'Bize' hazırlanan yemekleri 'Onlar'a hazırlama vakti.
    Şimdi 'Onlar'ın telefonunda 'Anne' 'Baba' yazma vakti.
    Dedin ya aşkım;

    "Bu aralar sanki buralı değilmişim gibi..
    Ülke başkasının..
    Semt başkasının..
    Ev başkasının..
    Hayat başkasının gibi.." diye,

    Şimdi ülke de 'Onlar'ın, semt de ev de...

    Seni seviyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ağlattın beni sevgilim..
      Seni seviyorum.

      Sil
    2. Ayy özellikle buraya yorum yapmak istedim yazına bayıldımda yalnız yorum bir dikkatimi çekti . Çok beğendimm yazı kadar eşinin sana verdiği değeri çok beğendim . Gerçekten yazıyı okurken düşündüklerimi. Duşunmuş eşin. Hayat tekerrürden ibaret aynı şeyleri devir alacağız . Biz çocuklarımıza onlarda çocuklarına. Bir söz. Vardı anne en çok çocuğuna adar kendini çocuğuda çocuğuna...

      Sil
    3. Teşekkür ederim kuğum. Aynı hissetmek ne güzel :)

      Sil
    4. Merhaba, kuğu gibi bende özellikle buraya yazmak istedim. Çünkü ikiside yorumu hakediyor. İki yazıyıda okurken çok duygulandım. Eşiniz hem hayatı, hem size ve çocuklara olan sevgisini ne güzel dile getirmiş. Sizin anlattıklarınız ise bambaşka olmuş. Bence şu günlerde pek çoğumuzun yaşadığı duygu karmaşası ancak bu kadar güzel anlatılırdı. Çok duygulanarak okudum. Hemde aynı duyguları yaşayarak. Ve ben izninizle bu yazıyı paylaşnak istiyorum. Her ikinizin de yüreğine sağlık. Sevgierimle.

      Sil
    5. Teşekkür ederim Zehra. Ben bu yazıp okuduktan sonra kıyıda köşede kalmış bir dönemimin ruh hali olarak kalacağını zannetmiştim. Ne çokmuşuz meğer. Sadece birbirimizi bilmiyormuşuz. Günlük karmaşaya adamışız hayatlarımızı da saklanmışız sanki. Madem değer buldun, elbette paylaşabilirsin. Sevgiler..

      Sil
  4. Ne güzel yazmışsınız yüreğinize sağlık. Oluyor bazen bende de kaybettiklerimizin acısı depreşiyor. Eskilere özlemim artıyor. Eski bayramları, eski kutlamaları eski birlik beraberliği, eski kalabalıklığı özlüyor insan. Eşiniz de çok güzel yazmış. Tam da öyle yapmalı aslında büyüklerimizin yaptıklarını şimdi bizim yapma sıramız gelmiş sanırım. Evet tam da böyle yapmalıyız ki onların da güzel anıları, geçmişe özlemleri olsun büyüdüklerinde...
    Sevgiyle kalın...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim güzel yorumunuz için. Şimdilerde kendimize bile o kadar yabancılaştık ki.. Unutmamamız gerekiyor demek ki.. Sevgiler :)

      Sil
  5. Merhabalar,bana da beklerim blogunuzu takipteyim:)
    Sundaybunday.blogspot.com

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoş geldin, hemen geliyorum ziyaretine..

      Sil
  6. Hayat işte bazen hiç olmadık bir satırda yada bir şarkı sözünde takılıyoruz yorgunluğumuza , sonra içimizi bir şey buruyor özlediklerimiz geliyor aklımıza heyy gidi günler heyy diyerek avutmaya çalışıyoruz kendimizi zorda olsa..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle Didem, yaş almak da böyle bir şey sanırım :))

      Sil
  7. Nasıl da özlem duyuyoruz eski günlere.. Şimdi bambaşka bir dünyada yaşıyoruz sanki. Çok kısa sürede insanların öncelikleri, özdeğerleri, ne kadar değişti. Aklına düşünce de insan hüzünleniyor tabi..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O kadar yabancılaştım ki, tuhaf geliyor bu şartlar. Sadece sürükleniyoruz.

      Sil
  8. cok uzun cumleler kuramam sanırım bu anlamlı yazının ustune.. Ama daha cok buyumus sayılmasam da dogursam cocugum olucak yasta olduguma gore bende ah o eskı gunler diyebilirim sanırım.. hayat değiştikçe insanların beklentileri özledikleri şeyler nasılda değişiyor bir zamanlar hiç ama hiç sevilmeyen seyler bıle gun gelince aranır oluyo...
    Elıne saglık ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, senin de kalemine sağlık. Tamam herşey değişiyor, biz de değişiyoruz da güzellikler neden kayboluyor? En çok buna üzülüyorum.

      Sil
  9. aklıma siz domates'in üstüne mum diyince kış ayında doğduğum için yaklaşık 14 sene önce kar deli gibi yolları kapatırdı hiçbir zaman arkadaşlarımla doğum günümü kutlayamadım. 2002 yılı filan kardan göz gözü görmüyor annem de ancak puding yapabildi üzerine de 1 tane mum :)) tatlı olarakta karın üstüne şeker döküp yemiştik :D aslında okuyunca içimden daha nice şey söylemek geçti de bazen kalpten geçen dile gelmiyor.. İnsan eskiyi özlüyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel olmuş, gülümsedim ben de okurken :) Kalpten geçen dile gelmiyor demiş ya Gözde heh işte tam benim halim. Sayende cümlemi buldum, teşekkür ederim :)

      Sil
  10. Yazını çok beğendim :) gerçekten de artık hiçbirşey eskisi gibi değil biz bile...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Sema. Aynen öyle, değiştik. Ondan bu sorgulamalar..

      Sil
  11. Banada bayram sabahları oluyor bu sanırım büyüdüm diyorum öyle geçiştiriyorum kendimi çok güzel anlatmışsınız yüreğinize sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Süslü Püslü. Bayramlarda daha bi dank ediyor haklısın. Sanırım o mutluluğu yaşayan son nesiliz. Biz kapı kapı dolaşırdık el öpmek için, değil apartmanımızda sokakta tanımadığımız kimse yoktu. Şimdi ben çocuğumu gönderemem mesela. Kimse kimseyi tanımıyor artık.

      Sil
  12. Selam Gökçe hanım ,
    Ne varsa eskilerde vardı diyecek kadar umutsuz olacak kadar bitirilmişliğe sürüklendiğimiz günümüzde her ne olursa olsun güçlü olmamız gerektiğini düşünüyorum inşallah güzell günler uzak değildir her gecenin sonu aydınlık bir sabahtır sevgi ve selamlar.

    YanıtlaSil