alışveriş

KORONAVİRÜS SEBEBİYLE TEMEL ALIŞVERİŞLERİMİ NERELERDEN YAPTIM?

13:13:00

Merhaba, nasılsınız? Biliyorum hepimizin kafası karışık. Ben panik halinde değilim fakat endişeliyim. Olanlar, veriler, gidişat canımı sıkıyor. Evde kalmamız gerekiyor ama mecburi dışarıda olmamız gereken zamanlar var. Mesela ben ve çocuklar evdeyiz tamam, eşim de şu an ilk olarak ay sonuna kadar evden çalışacak bu da tamam fakat babamın emeklilik için muayene zamanı geldi ve yine toplu taşıma araçları yine hastane yine evden çıkışlar. Eve geleni hemen banyoya sokmalar, kıyafetleri anında yıkamalar, markete uğranıldıysa her şeyi önce yıkayıp sonra yerleştirmeler, bol kolonya tüketimi, dışarıda olunan zamanlarda dezenfektan kullanımı. Umarım doğru yapıyoruzdur diye kendimizi sorgulatan bir dönem yaşatıyor bize. Eminim sizler de bu haldesiniz. Bu dönem bilinçli davranmak zorundayız. Mecburi ihtiyaçlarımızı giderip, mümkün olduğunca evimizden hiç çıkmayacak gibi kendimizi ayarlamaya çalışmalıyız. Dışarıda bulunduğumuz her an hem kendimiz hem sevdiklerimiz için tehlikeli. Lütfen, lütfen zorunda olmadıkça çıkmayıp eve döndüğümüzde de kendimizi temizleyelim.

koronavirüs sebebiyle temel alışverişlerimi nerelerden yaptım

Koronavirüsten kendimizi nasıl koruyabiliriz?

Okuduğumuz, izlediğimiz hiçbir yayının yüzde yüz doğru olamayacağını hepimiz biliyoruz. Çünkü  tüm dünya Koronavirüse yabancı. Şu an en dikkat etmemiz gereken şeyler;

Evden çıkmamak.
Kalabalık ortamlarda bulunmamak.
Mümkünse toplu taşıma araçlarını kullanmamak.
Gerçekten zorunlu değilse hastanelere gitmemek.
Ellerimizi yüzümüze, ağzımıza, burnumuza, gözümüze sürmemek. Virüsü vücudumuza en çok bu şekilde alıyormuşuz.
Ellerimizi sabunla ve bol suyla yıkamak. Eğer bunları yapamıyorsak kolonya ya da dezenfektan kullanmak. Lütfen dikkatli kullanın. Steril ortamlarınızda sürekli dezenfektan kullanmayın. Kuruluğa sebep oluyor ve çatlamalar yaralar oluşabiliyor. Eşim şirkette dezenfektan kullanıldığının birinci gününde eve geldiğinde avuç içlerinde aşırı kurumalar vardı ve canı çok yanıyordu. La Roche Posay Lipikar Baume AP+M balsam ile rahatlamasını sağladım. Tüm ailenin kullanabileceği, iyileştirici bir balsam bu, aklınızda olsun.
Dışarıdan eve geldiğimizde üstümüzdeki montumuzu, kabanımızı hemen kullanılmayan bir odaya asmak, mümkünse dışarıda havalandırmak. Koronavirüsün eşya üzerinde 3-4 saat kaldığını yazmışlardı bu sürenin üstüne çıkmaya çalışıyorum.
Hemen yıkanmak. Önce eller, sonra bütün vücut.
Dışarıda giydiğiniz çamaşırlarınızı bekletmeden hemen yıkamak.

Evden çıkılması gerekiyorsa lütfen tek kişi çıkın. Bizde eşim çıkarsa ben onu karşılıyorum, ben çıkarsam o beni. Kapıdan montunu alıp, banyoya sokup, kıyafetlerini makineye atıyorum. O yıkanırken eve getirdikleri varsa onları tek tek içeri alıp yıkıyorum.

Çok dikkatli olmamız gereken bir dönem. Sadece kendimiz ve sevdiklerimiz için değil, herkes için dikkatli olmak zorundayız.

Peki bu süreçte alışverişlerimizi nasıl halledebiliriz?

Öncelikle her şeyi değil, temel gerekliliklerimizi almalıyız. Makarna, bakliyat ve dolabıma sığacak kadar sebze meyvemi aldım ben. Normalde alışverişlerimi haftalık ihtiyaçlarıma göre yapıyordum, dolabımda hiçbir şeyi bekletmiyordum fakat özel bir zaman olduğu için bu sefer dolap dolu. Bakliyatlar için mutfakta iki raflı küçük bir dolabım var. Bir rafında patates soğan duruyor, diğerinde de un, makarna, pirinç, mercimek. Lütfen alışverişinizi iki haftalık ihtiyacınıza göre yapın. Market raflarını boşaltmak, yardım edecek kişileri olmayanları zor durumda bırakır. Herkes interneti kullanmıyor, herkes online alışveriş yapamıyor.

Market alışverişimde sıvı yağı büyük olanlarından aldım bu sefer, kağıt havlu ve tuvalet kağıdını da ikişer paket. Evde küçük çocuklar da olduğundan temizlik malzemelerine çok ihtiyacım oluyor. Bu alışverişlerimi okulların tatil olduğu cuma günü yapmıştım. Sonrakileri de online olarak halletmeye çalışıyorum. Çünkü herkes evde oldukça sürekli bir eksik, bir ihtiyaç çıkıyor.

Eşimle içecek olarak granül kahve ve çay tüketiyoruz. İkisinin de büyük boyunu Hepsiburada'dan aldım.

900 gramlık Nescafe Gold granül kahve 147₺ (isimlerinin üstüne linklerini bırakıyorum), daha uygun fiyatlısını da gördüm fakat gönderim süresi uzuyordu erken geleni tercih ettim.

500'lü Lipton Yellow Label Siyah Poşet Çayın fiyatı da 119,90₺ 100 lüklere oranla daha uyguna geliyordu. Yanında şeker hediyesi de var.

Ayrıca çamaşır deterjanı aldım, çünkü bol bol çamaşır yıkanıyor. Uzun zamandır Perwoll kullanıyorum. Perwoll Yenilenen Renkler Çamaşır Deterjanı 3 lt 22,89₺ Üç adet aldım.

İki günde geldi siparişim. Görevli apartmanda yere bırakıyor ben bir kaç saat sonra gidip kutuları açıyorum. Her birini yıkayıp sonra yerleştiriyorum.

Toplu market alışverişimi ilk Migros Sanal Market'ten halletmek istedim. Sepetimi hazırladım, teslimat süresinin 4 gün sonra olduğunu görünce durdum.

Hepsiburada'nın cep uygulaması HepsiExpress'ten faydalanayım dedim. Sepetimi hazırladım. Teslimat zamanını seçmeye sıra geldiğinde sadece o günü ve yarını gösterdiğini ve tüm zamanların dolu olduğunu gördüm. Bunu da beklemeye aldım.

Çocuklar abur cubur diye tutturdular. Hiç o tarz bir alışveriş yapmamışım. Yemek sepetinin uygulaması Bana Bi'yi kullanarak abur cubur ve meyve suyu gibi isteklerini aldım. Bu uygulamayı zaten seviyordum. Özellikle bu döneme çok iyi geldi çünkü yarım saat içinde siparişim kapımdaydı. Meyve sebze kısmını da geliştirirlerse herkesin çok daha fazla işine yarar.

Dezenfektanı annemin ilacı için girdiğim eczaneden görüp almıştım. Ezel Premium 250 ml, 30₺ ye aldım. N11'de 32₺ fiyatla gördüm linkini ekliyorum. Sadece dışarıdayken kullanıyoruz. Her ne kadar Aloe Vera'lı olsa da kurutuyor elleri.

Kolonya konusu çok sıkıntılıydı. En ulaşılabilir marketlerde, güzellik mağazalarında, online da hiç bir yerde bulunamadı bir süre. Sonra bulduklarımın da fiyatı aşırı gelmeye başladı. Bana bi alışverişimde bir tane 200 ml Eyüp Sabri Tuncer kolonya almıştım, 16₺

Gabrini, 400 ml kolonyalarını 15₺ ve 200 ml kolonyalarını 10₺ fiyatla satışa sundu. Dün online sipariş verdim ne kadar zamanda gelebilir, ya da gelebilir mi bilmiyorum. Size yazarım.

Bu alışverişlerin içinde beni en tedirgin edeni ise Ekmek aslında. Geçenlerde Halk Ekmeğin tam buğday paket ekmeğinden aldım. Ekmek harika, fakat aldığımdaki olay sonra aklıma geldi. Görevli eldivenli ve maskeli. Eldivenli elleri paraya da dokunuyor, ekmeğe de. Ekmeğim paketli olduğu için temas etmeyeceğimiz bir odada 4 saat beklettim sonra da dış ambalajını deterjanlı suyla yıkadım. Off kendimden de daralıyorum arada.

Hadi o paketli üründü de hallettim. Ya fırından aldığımız ekmek. İlk günden beri bunu sorguluyorum. Daha sonra haberlerde de denk geldim. Fırın şöyle bir çözüm bulmuş. Ekmeği veren başka, parayı alıp veren başka. Tamam en azından parayla temas yok ama başarılı bir çözüm değil bence. Bana göre ekmeğin çıktığı gibi hava alabilecek kağıt paketlere konulması gerekiyor.

Gördüğünüz gibi kafası karışık bir yazı oldu bu. Bizim evde haller böyle. Çocuklar çok enerjik, ben bütün gün yemek yapıp bir şeyler yıkıyorum, eşim her fırsatta çalışmaya çalışıyor.

Dilerim hepimiz sadece "Off! Ne sıkılmıştık bee" diyerek atlatalım bugünleri.

Tedbiri elden bırakmayalım, temizliğimize özen gösterelim, dışarıdan evimize girebilecek her şeyi muhakkak temizleyelim.

Bu yazıyı okuyan sen de neler yaşadığını, nelere dikkat ettiğini anlatırsan bize farklı bir pencere açabilirsin.


Görüşmek üzere :)

Bunlarla da ilgilenebilirsiniz!

2 yorum

  1. Gerçekten dediğiniz gibi öyle bir dönemdeyiz ki doğru mu yapıyorum ne yapıyorum diye insan kendi kendini sorguluyor. Hala umursamayanlar var ama ben de ciddiye alanlardanım. Özellikle ebeveynlere allah kolaylık versin hem kendini hem de çocuklarını düşünmek çok zor bu süreçte. Umarım bir an önce şu hastalık tüm dünyadan temizlenir ve artık rahat rahat dışarı çıkabiliriz. Sağlıkla kalın sevgiler :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Gizem, yazdıkların için teşekkür ederim. Dilerim herkes sen ben gibi evde kalmanın bir zorunluluk olduğunu fark eder de rahat günlerimize yaklaşırız. Sevgilerimle :)

      Sil