Evet, kim bu Deep ToNE?
Blogger..
Adı yok..
Kimliği belirsiz, gizlenme ustası..
Yaşı yok..
İşi bilinmiyor..
Çok çekingenmiş öyle diyor, yorumlarına aldanmamak lazım :)
Hergün yazar.
Eskiden her sene yeni yıla girerken tüm yazdıklarını silermiş. Yeni yıla yeni bir başlangıç yaparmış.
2014'ten beri yazdıklarını silmiyor. Yazıyor da yazıyor. O kadar yazıyor, o kadar yorum alıyor, o kadar seviliyor ki takipçileri için kitaplar çıkartmış.
Geçenlerde dördüncü kitabı çıktı "Yani!"
Çok kitap okur..
Sokakta karşılaştığı hiç tanışmadığı seninle benimle hikayeler kurar, anlatır..
Bi dünya öyküsü vardır bi de çatlak Kübo'su. Okunur, kafa dağıtılır bazen de dağılınır..
Gider o öykülere yemek fotoğrafları koyar, utanmaz insan :)
Filmleri sever, sevdiklerini paylaşır..
Blogları takip etmez güya ama her blogda bi dünya yorumu vardır. Benimkinde yorumları pek azdı inat etti bir akşamda 50 küsür yorum yaptı hahahahah :)
Bloglar büyüsün ve kaynaşsın diye her hafta blogları tanıtır. Biz de yeni blogger arkadaşlar ediniriz.
Müzik sever, öyle böyle değil sağlam sever.. Sevmekle kalmaz, emek de verir..
Bence;
Herhangi biri işte..
Ama değil..
Var gibi ama yok çünkü.. Yollarda ya, ondan yok..
Bir gün gelecek.. İşte o zaman tekrar tanışacağız :)
Şimdilik buralarda kendisi;
Blog; Sade ve Derin
Facebook: Deep Tone
Instagram: /deeptonee
Peki ben bunları neden yazıyorum?
Geçenlerde Kurall Dergi'den bir mail aldım. Bugün için "12 nisan günlerden ''DEEP TONE'' günü olsun ne dersiniz?" temalı bir mail. Fikri çok hoşuma gitti. İnsanların sadece kendini düşündüğü şu zamanda bir başkası için güzel bir şeyler yapma düşüncesi, bunu tasarlayıp harekete geçirmesi, emek vermesi büyülü benim için. Hem Kurall Dergi'nin emeğine saygımdan hem de tanışamadan sevdiğim Deep Tone'dan ötürü bu yazı. Dilerim düşüncelerimi aktarabilmişimdir.
Sevgiler..
Blogger..
Adı yok..
Kimliği belirsiz, gizlenme ustası..
Yaşı yok..
İşi bilinmiyor..
Çok çekingenmiş öyle diyor, yorumlarına aldanmamak lazım :)

Hergün yazar.
Eskiden her sene yeni yıla girerken tüm yazdıklarını silermiş. Yeni yıla yeni bir başlangıç yaparmış.
2014'ten beri yazdıklarını silmiyor. Yazıyor da yazıyor. O kadar yazıyor, o kadar yorum alıyor, o kadar seviliyor ki takipçileri için kitaplar çıkartmış.
Geçenlerde dördüncü kitabı çıktı "Yani!"

Çok kitap okur..
Sokakta karşılaştığı hiç tanışmadığı seninle benimle hikayeler kurar, anlatır..
Bi dünya öyküsü vardır bi de çatlak Kübo'su. Okunur, kafa dağıtılır bazen de dağılınır..
Gider o öykülere yemek fotoğrafları koyar, utanmaz insan :)
Filmleri sever, sevdiklerini paylaşır..
Blogları takip etmez güya ama her blogda bi dünya yorumu vardır. Benimkinde yorumları pek azdı inat etti bir akşamda 50 küsür yorum yaptı hahahahah :)
Bloglar büyüsün ve kaynaşsın diye her hafta blogları tanıtır. Biz de yeni blogger arkadaşlar ediniriz.
Müzik sever, öyle böyle değil sağlam sever.. Sevmekle kalmaz, emek de verir..

Bence;
Duyarlı..
Meraklı..
Alakalı..
Duygulu..
Hassas..
Çalışkan..
Çalışkan..
Kendine yollarda..
Herhangi biri işte..
Ama değil..
Var gibi ama yok çünkü.. Yollarda ya, ondan yok..
Bir gün gelecek.. İşte o zaman tekrar tanışacağız :)

Şimdilik buralarda kendisi;
Blog; Sade ve Derin
Facebook: Deep Tone
Instagram: /deeptonee
Hoş, bilmeyeni var mı ki?
Peki ben bunları neden yazıyorum?
Geçenlerde Kurall Dergi'den bir mail aldım. Bugün için "12 nisan günlerden ''DEEP TONE'' günü olsun ne dersiniz?" temalı bir mail. Fikri çok hoşuma gitti. İnsanların sadece kendini düşündüğü şu zamanda bir başkası için güzel bir şeyler yapma düşüncesi, bunu tasarlayıp harekete geçirmesi, emek vermesi büyülü benim için. Hem Kurall Dergi'nin emeğine saygımdan hem de tanışamadan sevdiğim Deep Tone'dan ötürü bu yazı. Dilerim düşüncelerimi aktarabilmişimdir.
Sevgiler..



